çocukların inanılmaz dünyası

Çocuğun gelişim aşamaları

7/3/2009 · Kategori: Gelisim ozellikleri

ÇOCUĞUN NORMAL GELİŞİMİ VE GELİŞİMİN AŞAMALARI PSİKOLOG MİNE ÖZKAMALI
Ana-baba, çocuklarını eğitirken öncelikle gelişim evrelerini bilmeli ve çocuklarının içinde bulunduğu gelişim dönemini tanımalıdır. Başka bir deyişle,çocuklarını tanıyarak işe başlamalıdır. Ana-baba,çocuklarının kendi modelleri olmadığı gibi,kardeşlerinden ve arkadaşlarından farklı,bağımsız,kendine özgü zeka ve kişilik özellikleri olan bir birey olduğu gerçeğinden hareket etmelidirler. Anne ve babanın çocuklarına , “uygun olan davranışı” ya da neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğretebilmeleri için,gerek kendi aralarında gerekse çocuklarına yönelttikleri davranışlarında dengeli,tutarlı ve kararlı olmaları gerekir. Anne-babanın güvenli bir çocuğa sahip olabilmeleri için,önce kendilerine,sonra birbirlerine,ardından da çocuklarına güvenmeleri gerekir. Anne-baba çocuğundan yaşı ve yeteneklerine uygun isteklerde bulunmalı,çocuğu hayal kırıklığına uğratacak,yaşının üstünde beklentiler içine girmemelidirler. Çocuğun ilgi ve yeteneği onun yönlendirilmesinde esas alınmalı,ana-babanın tutkuları dikkate alınmalıdır
. 1-MOTOR GELİŞİM VE ÖZELLİKLERİ
İki üç yaş arası Düşmeden koşabilir , bazı çizgileri taklit eder , merdivenden rahatlıkla kendi başına inip çıkabilir , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir ,düğmesini açabilir,üç tekerlekli bisikleti sürebilir ,tek ayak üstünde kısa bir süre durabilir , bir bardak suyu taşıyabilir ,yürürken engelleri adım atarak rahatlıkla geçer , rahatlıkla çömelip kalkabilir , geri geri yürüyebilir , Üç dört yaş arası Tek ayağı üzerinde uzun süre durabilir , ayakkabısını giyer , kendini doyurabilir , düz çizgi çizebilir , tek başına dolaşmaya çalışır , çift ayakla 40 cm sıçrayabilir , öne takla atabilir , yardımsız kaydıraktan kayabilir , çömelip kalkma hareketini rahatlıkla yapabilir , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir , 40-50 cm den aşağı atlayabilir , tek ayakla sıçrayabilir , dans etme müzik ile beraber tempo tutma , zıplayan topu eli ile tutma , kağıttaki şekilleri boyar , 3-4 renk eşleştirebilir , aynı kartları eşleştirebilir , bazı harfleri eşleştirebilir , artı eksi yapabilir , Dört altı yaş arası Makasla kağıtları kesebilir , bakarak 1 den 8-9 a kadar sayı yazabilir , öğretilirse adını yazabilir ,sek sek oynayabilir , üçgen ve kare yi kopyalar , kendi giyinir kendi soyunur , ayakkabısını bağlar , yüzünü yıkar , dişini fırçalar , altı yaşında iki tekerlekli bisiklete binebilir , el becerileri gözle görülür bir şekilde gelişir,
 DİL GELİŞİMİ VE ÖZELLİKLERİ
İki üç yaş arası Tanıdığı yetişkinler ile rahatlıkla sohbet eder , reddetme ifadesi kullanabilir , cümle yapısı erişkin cümle yapısına benzemeye başlar , vücudunun parçalarını raharlıkla yapar , bütün komutları yerine getirebilir , kelime hazinesi hızla artar, Üç dört yaş arası Konuşma ve cümle kurması erişkine iyice benzemeye başlar , kendine ait yaş , soyad gibi özellikleri bilir , ezberlediği şarkı sözleri vb. rahatlıkla söyler , erişkinler ile rahat sohbet edebilir, Dört altı yaş arası Grup halinde olan konuşmalara katılır , hikaye ve masal anlatır , sayı sayar , kelime hazinesi iyice artmıştır , sıfatları rahat kullanmaya başlar , cümle yapısı ve şekli erişkinle hemen hemen benzer , isteklerini ayrıntıları ile anlatabilir, SOSYAL VE KİŞİLİK GELİŞİMİ ÖZELLİKLERİ
 İki üç yaş arası Evcilik oynar , ev işlerine yardım eder , çatal kullanır , giyimini kendi başına yapabilir , tuvaletini haber verir , bazı arkadaşlarına daha fazla ilgi gösterir , Üç dört yaş arası Diğer çocuklar ile etkileşim ve iletişimi iyice artmıştır , yetişkinlerin söylediklerinin büyük çoğunluğunu anlar , oyunlarındaki kurallara uymaya çalışır , kıyafetlerinin tamamını çıkarabilir , gece tuvalet kontrolünü sağlayabilir , el yüz yıkama diş fırçalama işlemini yapar Dört altı yaş arası Sosyal hayata adapte olmaya çalışır , arkadaşları ile uyumu artar , TV da bazı programları takip eder .

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

PSİKOMOTOR GELİŞİM

7/3/2009 · Kategori: Psikomotor gelisim

TEMEL BİLGİLER

Psikomotor (motor) gelişim bireyin, doğum öncesi dönemden baş­layarak yaşam boyu süren, harekete ilişkin davranışlarında meydana gelen değişmeleri inceler. Bu süreci anlayabilmek, öncelikle onu etkile­yen faktörleri bilmek, ilkeleri kavramak ve gelişimin diğer boyutları ile etkileşimini görmekle olasıdır. Bu nedenle birinci bölüm temel bilgilerin aktarılmasına ayrılmıştır.

Temel Kavramlar

Zaman zaman eş anlamlı gibi kullanılan büyüme ve gelişme söz­cükleri gerçekte birbirinden farklı kavramlardır. Gelişim, büyüme, olgun­laşma, hazırbulunuşluk ve öğrenme kavramlarını içermektedir. Yapısal artışı dile getiren büyüme bedende gerçekleşen sayısal değişimleri içerir (kilo-boy artışı, beden oranlarındaki değişimler, vb.). Büyüme genellikle olgunlaşma ile eş anlamlı olarak kullanılır. Gerçekte, bu iki terimin ifade ettikleri aynı şeyler değildir. Büyüme nicelikte adım, adım gözlenebilen değişikliğe karşıt gelir. Bu değişimlerin bir nedeni olgunlaşma olabilir, fakat olgunlaşma değişimi sağlayan tek neden değildir. İnsan, döllenme­den başlayarak yaşamının farklı dönemlerinde bazen hızlı, bazen yavaş bir büyüme gösterir. Büyümenin biyolojik süreci çocuğun gelişiminde yer alan değişmelerin yapısal temellerini oluşturur (Jersild, 1968).

Olgunlaşma, kişinin daha yüksek düzeyde işlev göstermesini sağla­yacak niceliksel değişimleri içerir (Gallahue, 1982a). Olgunlaşma, bireyin kalıtım ve çevre koşulları arasındaki etkileşim sonucu belirgin olgunluk düzeylerine ulaşmasını sağlayan biyolojik değişimler olarak, tanımlanabileceği gibi; organizmanın temelindeki gizil güçlerin göreve hazır duruma ulaşması olarak da tanımlanabilir (Başaran, 1980; Gallahue, 1982a). Birey olgunluk  düzeyine bağlı olarak daha önce yapamadıklarını yapabil­meye, öğrenemediklerini öğrenebilmeye başlar. Olgunlaşma, görünüm hızı değişebilen fakat sırası değişmeyen bir süreç olarak tanımlanır. Örne­ğin, bebeğin yürümeyi öğrenme; yaşı ve geçirdiği evreler olgunlaşmanın etkisi ile ortaya çıkar. Yürümenin gelişimindeki evrelerin görünüm sırası çevresel faktörlerden etkilenmezken gelişim hızı öğrenme ve deneyimler­den etkilenir. Çocuk belli bir olgunluk düzeyinde, öğrenmeye hazır oldu­ğu için daha önceki dönemlerde belirli becerileri öğretmek için yapılan girişimler verimsizdir. Bir başka deyişle çocuk, yürüme olgunluğuna eriş­meden yürüyemez, konuşma olgunluğuna ulaşmadan konuşamaz.

Olgunlaşma, gelişimin birçok yönünde temel etmen olmakla birlik­te tek başına yeterli değildir. Yeteneklerini kullanmak, becerilerini geliş­tirmek için çocuğun büyüme ve olgunlaşmasının yanı sıra öğrenmeye de gereksinimi vardır. Öğrenme, bireyin çevresiyle etkileşimi sonucu oluşan kalıcı davranış değişmeleridir. Psikologlar öğrenmenin varlığını genel olarak aşağıdaki ölçütlere dayalı olarak incelemektedirler (Fidan, 1986): Davranışlarda değişme olmalıdır. Davranışlardaki değişme kalıcı olmalıdır.

Davranışlarda değişme bireyin çevresiyle etkileşimi sonucu (bir ya­şantı, deneyim ürünü) olmalıdır.

Gelişim İlkeleri

Yapılan araştırmalar gelişimin tüm bireyler için ortak olan temel il­kelerinin saptanmasını sağlamıştır (Jersild, 1968; Hurlock, 1978; Başa­ran, 1980; Zaichkowsky ve diğerleri, 1980; Gallahue, 1982a). Gelişimin genel niteliğini belirleyen bu ükelerden motor gelişim ile ilgili olanları aşağıda sıralanmıştır.                      

1. Gelişim, kalıtım-çevre etkileşiminin bir ürünüdür. Kalıtım bire­yin ana babasından getirdiği gizilgüçleri anlatır. Bu gizilgüçlerin üst dü­zeyi kalıtsal olarak belirlenir. Bu düzeye ulaşma derecesini ise çeşitli çevre koşulları saptar.

2.  Gelişim derece, derecece süreklidir. Gelişim bazen hızlı yavaş olmak üzere yaşam boyu sürer. İnsan gelişimini dönemlere ayırmak olası­dır. Gelişimin en hızlı olduğu iki dönem yaşamın ilk iki yılını kapsayan bebeklik dönemi ile ergenlik dönemidir.

3.  Gelişim bütün bireyler için aynı olan belirgin, sıralı, basit ve il­kelden, zor ve karmaşığa doğru bir evrim gösterir.

4. Gelişimin motor, bilişsel, duygusal, toplumsal boyutları birbirin­den soyutlanamaz, etkileşim halindedirler.

5. Gelişim, birikimli bir süreçtir. Çocuğun belirli dönemlerde belirli gelişim düzeylerine ulaşması gerekir. Aksi halde bir sonraki dönemdeki gelişim aksar.

6.  Gelişim, baştan-ayağa (cephalocaudal) ve merkezden-dışa (pro-ximodistal) bir yön izler. Bebeğin sırayla boyun, gövde kaslarını kontrol edebilmesi baştan-ayağa gelişime; bilek, el, parmak kaslarından önce gövde kaslarını kontrol edebilmesi ise merkezden dışa gelişime örnek olarak verilebilir.

7. Gelişim bütünden özele bir yön izler. Bebeğin hareketleri başlan­gıçta bütünsel ve farklılaşmamıştır. Başlangıçta, önünde duran nesneyi avucunun tümünü kullanarak yakalamaya çalışan bebek, yaşı ilerledikçe parmaklarını ve başparmağını yakalama için kullanmaya başlar. Bunda sinir sisteminin, özellikle beynin gelişip olgunlaşmasının rolü büyüktür.

8. Gelişimde bireysel farklılıklar söz konusudur. Her bireyin kendine özgü bir gelişim biçimi vardır. Bir başka deyişle, gelişim bireyseldir. Geli­şim süreci içinde tüm bireyler aynı gelişim aşamalarından geçer. Örneğin, çocuklar önce emekler, yürür sonra koşar. Ancak bireylerin gelişim hızla­rı ve bu davranışları başarmak için geçirdikleri süre farklıdır. Bu nedenle bireysel farklılıklara göre farklı eğitimin verilmesi zorunluluğu ortaya çık­maktadır.

Gelişimin Boyutları

İnsan davranışının bazı alanlara sınıflandırılması ilk olarak Bloom (1964), Bloom ve diğerleri (1956) tarafından eğitimsel amaçlan tanımlama çalışmaları sonucunda yapılmıştır. Davranışın bilişsel, duygusal, top­lumsal ve psikomotor boyutlara ayırımı, ne yazık ki insan gelişimi ve öğ­renmede bu yönlerin birbirlerinden bağımsız olarak algılanmasına neden olmuştur. İnsan davranışları, konuyla ilgili çalışma ve tartışmalara kolaylık sağlamak amacıyla birbirlerinden ayrı boyutlara ayrılmış olsa da, gelişi­min bütün boyutlarının birbirleriyle sıkı bir etkileşim gösterdiği, bu ayrı­mın yalnızca ilgili çalışmalara açıklık, kolaylık sağlamak amacıyla yapıl­dığı unutulmamalıdır. Gelişimin farklı boyutlarını açıklamaya yönelik gelişim  kuramları  vardır. Bu kuramlar insan organizması hakkındaki ger­çeklere dayanarak gelişimsel modeller oluştururlar. Böylece kuramlar gerçeklerin düzenlenmesi ve yoğunlaştırılması ile açıklayıcı bir rol oynar­lar. Ayrıca gelecek olayları kestirme olanağı tanırlar. Gelişim psikoloji­sinde var olan kuramlardan herhangi birinin herkes tarafından kabul görmesi olası değildir.   Gelişimin bütünlüğü düşünüldüğünde,   her bir kuramın gelişimin farklı boyutlarını açıklamaya yönelik olması kuramları bir anlamda eksik kılar. Ancak, gelişim kuramlarının açıkladığı boyutlar gelişimin birbirini tamamlayan parçalandır. Kuramlar arası ilişkiyi kura­bilmek kişiye belli bir bakış açısı kazandıracaktır. Bu kitapta da temel amaç motor gelişimi incelemek olmakla birlikte boyutlar arası etkileşim göz ardı edilmemeye çalışılmıştır.

Psikomotor Gelişim

Fiziksel gelişim, bedenin ağırlıkça anması ve boyca uzamasının ya­nında bedeni oluşturan tüm alt sistemlerin de büyümesini ve olgunlaşma­sını içerir. Bireyin sağlıklı olması, tüm alt sistemleri ile birlikte bedenin sağlıklı gelişmesine ve işlevlerini gereğince yapmasına bağlıdır. Fiziksel gelişini, bireyin, bedensel yapısı, sinir - kas işlevlerindeki değişim ve den­gelenme süreci ile ilgilidir Motor gelişim ise bireyin, organlarının işleyi­şini denetim altına almada gösterdiği becerikliliğin artmasıdır. Motor gelişimde duyum, sinir-kas sistemleri eşgüdüm içinde çalışırlar.  Duyumla­rın gelişimi duyu organlarının görme, işitme, dokunma, tat, koku, ısı, acı gibi duyumları yeterli düzeyde alabilme gücüne ulaşmasıdır. Motor hare­ketlerin tümünde bedenin birkaç kısmı birlikte ve eşgüdüm halinde çalış­mak durumundadır. Bu eşgüdümün gelişimi, bedenin olgunluğuna ve alıştırmalara bağlıdır. Her motor hareket belirli bir güce gereksinim duyar. Gücün artması kemiklerin, kasların büyümesi, belli oranların deği­şimi, kısaca bedensel gelişim ile sıkı sıkıya bağlantılı olduğu için genel­likle fiziksel gelişim ve motor gelişin birlikte incelenir. Motor gelişim bütün yaşam boyunca devam eden bir süreçtir; fiziksel değişim ve motor becerilerin kazanılması, dengelenmesi ve azalması sürecidir. Çeşitli sınıflandırmalar olmakla birlikte, motor gelişim, fiziksel yeteneklerin gelişimi ve hareket yeteneklerinin gelişimi olarak incelenebilir. Fiziksel beceriler, motor görevleri uygulayabilme kapasitesi ile ilgilidir ve fiziksel uygunlu­ğun çeşitli bileşenlerinden oluşur (kas kuvveti, dayanıklılık, kalp-dolaşım sistemi dayanıklılığı, esneklik vb). Hareket becerileri (sürat, çeviklik, denge, koordinasyon, güç) ise çeşitli hareket kategorilerini sınıflandırmak için kullanılan geniş anlamlı bir terimdir.

Bilişsel Gelişim

Bilişsel gelişim terimi, bilgiyi, belleği, akıl yürütmeyi, sorun çözme­yi, kavramları ve düşünmeyi; bir başka deyişle öğrenmeyi ve anlamayı içe­ren zihinsel etkinliklerin gelişimini kapsar (Yavıızer, 1992). Kişinin dav­ranışlarını anlatan genel ve geniş bir kavramdır. Gelişimi anlayabilmek için zihnin işlevlerini tanımak gereklidir. Öğrenme, iş yapabilme, uyum, dil gelişimi, algısal gelişim, kavram geliştirme, sorun çözme yeteneğinin gelişimi, yaratıcılığın gelişimi bu işlevlerden bazılarıdır. Piaget zihinsel gelişimin niteliksel evreleri ile ilgili bir kuram geliştirmiştir. Bu kuramda zihinsel gelişimi dört büyük döneme ayırarak incelemektedir (Günçe, 1973). Bu dönemlere ilişkin bilgiler Tablo 1'de sunulmuştur.

Duygusal Gelişim

 Duygu, dış ya da iç çevreden gelen etkilerin, bireyde haz ya da elem türünden izlenimler yaratması olarak tanımlanabilir (Başaran, 1980). Birey bazı duygusal davranış biçimleriyle birlikte dünyaya gelir. Duygusal gelişim olgunlaşma ve öğrenme sonucu oluşur (Yavuzer, 1992). Bu nedenle farklı olgunluk düzeyindeki bireyler arasında duygusal açıdan da farklılıklar vardır. Kişi çevresiyle etkileşimi sırasında az veya çok haz ve elem yönünde bir duygunun içindedir. Başaran (1980), duygulan üç bölüm altında toplamaktadır. Bunlar:

1.  Saldırgan davranışlara yönelten duygular: Öfke, kıskançlık, nef­ret, düşmanlık gibi,

2.  Yasaklayıcı ve savunucu davranışlara yönelten duygular: Korku, üzüntü, sıkıntı, hüzün, keder, bıkkınlık ve şiddetten korkma gibi,

3.  Sevindirici davranışlara yönelten duygular: Sevgi, şefkat, mutlu­luk, haz, zevk ve merak duyma gibi.

Pek çok duygu okulöncesi çağda gelişir. Okula başladıktan sonra ergenliğe kadar duygu biçimlerinin giderek arttığı ve farklılaştığı görülür. Gelişim süreci içinde duygusal tepkilerin nedenleri de farklılık gösterir. Örneğin, ilk çocukluk döneminde öfke güncel olaylarla ilgili çatışmalar­dan doğarken, ergenlik döneminde öfkenin nedenlerinin başında toplum­sal etkenler gelir (Yavuzer, 1992).

Toplumsal Gelişim

Kişinin kendi çevresi veya kültürü içinde yaşayanlar gibi davran­mayı öğrenmesi toplumsal gelişimin sonucudur. Kişi, bütün yaşamı bo­yunca toplum içinde yaşamak zorundadır. Bireyin başkalarıyla iyi ilişki­ler kurmasında, toplumsal kurallara uymasında, sorumluluk yüklene­bilmesinde, başkalarına yardım etmesinde, haklarını kullanabilme inde toplumsal gelişimin etkisi vardır. Toplumsal gelişim "kişinin sosyal uyarıcıya, özellikle grup yaşamının baskı ve zorluklarına karşı duyarlık geliş­tirmesi, grubunda ya da kültüründe başkalarıyla geçinebilmesi, onlar gibi davranabilmesidir" (Yavuzer, 1992, s.49).

Gelişim Dönemleri

Gelişimi dönemlere ayırarak incelemek, pratik nedenlerle gereklidir. Genelde doğum öncesi ve doğum sonrası olmak üzere iki ana dönemde in­celenen gelişim, aşamaların kolay anlaşılabilmesi için bazı alt evrelere de ayrılır. Bazı bilim adamlarının gelişimi incelerken ele aldıkları dönemler aşağıda verilmiştir.

Gelişimi, belirli dönemlerde üstlenilmesi ve başarılması gereken bir dizi görev olarak ele alan Havighurst (1972) altı temel gelişim dönemin­den söz etmekte ve bunları:

Bebeklik ve İlk Çocukluk Dönemi (Doğum-5 yaş) Orta Çocukluk Dönemi (6-12 yaş) Ergenlik Dönemi (13-18 yaş) İlk Yetişkinlik Dönemi (19-29 yaş)

Son Olgunluk Dönemi (61 yaş ve yukarısı) olarak adlandır­maktadır.

Gelişimi Etkileyen Faktörler

Gelişim kalıtım ve çevre arasındaki etkileşimin ürünüdür. Çocuğun gelişimi, önemli derecede onu dünyaya getiren ilk hücre tarafından belir­lenir. Çocuğun kalıtsal yetenek ve sınırlılıklarını göz önüne alıp, kapasi­tesinin üzerinde beklentilerden kaçınmak gerekir. Kalıtım ve çevre et­menleri arasındaki etkileşim aslında doğumdan, önce başlamaktadır. Genotip ve fenotip kavramları, insan yapısında açığa vurulan ve vurulma­yan özellikleri belirtmek için kullanılır. Genotip kavramına bir kişinin ka­lıtımsal yapısını meydana getiren bütün elemanlar yani tüm genetik dona­nımı girer. Fenotip ise kişinin açığa vurulmuş tüm nitelik ve özelliklerini kapsar ve kişinin kalıtımsal güçlerinin hangi ölçüde ve ne dereceye kadar gerçekleştiğini belirtir. Kişinin fenotipi: 1) ana rahmine düştüğünde döl­lenmiş yumurtadaki kromozom, genler ve gen dizilimleri 2) bu elemanlar arasındaki etkileşim (baskın genlerin zayıf genler üzerindeki baskısı veya birden çok gen faktörünün işe karışması) 3) doğumdan önce ve sonra çevrenin etkisinin ürünüdür (Jersild, 1968).

Gelişimi İnceleme Yöntemleri

Gelişimin incelenmesinde yöntem, uzmanlar için her zaman sorun olmuştur. Her yaş düzeyindeki tüm davranış biçimlerini inceleyen tek bir yöntemden söz etmek mümkün değildir. Dolayısıyla insan davranışlarını incelerken farklı yöntemlerden yararlanmak gerekir.

Boylamsal ve kesitsel yaklaşım davranışı incelemede temel iki yöntemdir. Motor gelişim araştırmaları, motor davranışlarda zaman süreci içerisinde meydana gelen değişiklikleri incelemeyi amaçladığından boylamsal çalışmalar pek çok açıdan daha uygun gibi görünmektedir. (Gallahue, 1982a).

Gelişimi İncelemenin Önemi

Bireye evde, okulda, oyun alanında, spor tesisinde bir şeyler öğretilecekse gelişimin temel süreçlerini anlamak gerekmektedir. Bireyi anlamak için yalnızca kişisel deneyimler yeterli değildir. Bilimsel veriler bu anlayışın temelini oluşturmalıdır. Çocuğun bilişsel, duygusal, toplumsal, motor boyutlarda hangi yaşta neleri yapabileceği, neleri yapamayacağı bilinmelidir. Kısaca bireyin hazır olup olmadığının bilinmesi, belirli zihinsel, duygusal, toplumsal ve motor becerilerin ne zaman öğretilebileceğinin bir göstergesidir. Bireyin gelişim yönünün bilinmesi ne tür zihinsel, duygu sal, toplumsal ve motor deneyimlerin onun gelişimini zenginleştireceği konusunda doğru kararlar alınmasında yardımcı olur.

Yukarıda belirtilen yaşa bağlı davranışların anlaşılmasının yanısıra, gelişimsel olarak kızlarla erkekler arasındaki zihinsel, toplumsal ve motor becerilerin kazanılmasındaki farklılıkların bilinmesi de aynı derecede önem taşır. Cinsiyet farklılıklarından haberdar olmak uygun öğrenme de­neyimlerinin hazırlanmasında yardımcı olacaktır.

Bireyi bir bütün olarak tanımak motor, bilişsel, toplumsal, duygusal özelliklerin tümünün cinsiyete ve yaşa göre anlaşılması konusunda yarar sağlamakla kalmayacak aynı zamanda bunların nasıl öğretileceği konu­sunda da yardımcı olacaktır. (Aşçı Hülya, Gökmen Hülya, Karagül Tozsu, syf: 1,5)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

ŞARKI SÖZLERİ

7/3/2009 · Kategori: _ocuk sarki sozleri

ANAOKULU ŞARKISI
okulumuz anaokulu
içi dışı gül kokulu
okumak için and içmişiz
yaşasın anaokulu
yaşasın TÜRK ÇOCUĞU 



ÖRÜMCEK

BAK BAK BAK BAK ÖRÜMCEK DUVARA ÇIKIYOR GİZLİCE

BAK BAK BAK BAK ÖRÜMCEK DUVARA ÇIKIYOR GİZLİCE

AĞLARI ÇÖZÜLÜYOR PAT DİYE DÜŞÜYOR

 BİR SAĞA  BİR SOLA SALLANIYOR

AĞLARI ÇÖZÜLÜYOR PAT DİYE DÜŞÜYOR

 BİR SAĞA  BİR SOLA SALLANIYOR

SALLAN SALLAN ÖRÜMCEK

YAYLAN YAYLAN ÖRÜMCEK

SALLAN SALLAN ÖRÜMCEK

YAYLAN YAYLAN ÖRÜMCEK




Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Çocuklara şarkı sözleri

7/3/2009 · Kategori: _ocuk sarki sozleri

NASIL

 

Hayvanların sesini

Annemin Ninnisini

Ninemin masalını

Nasıl  duyarım?

Nasıl  duyarım?

Nasıl  duyarım hey?

Nasıl  duyarım?

Kuşları, kedileri

Ağaçtaki yaprağı

Denizdeki balıkları

Nasıl görürüm?

Nasıl görürüm?

Nasıl görürüm hey?

Nasıl görürüm?

Dondurmanın tadını

Biberin acısını

Yemeklerin lezzetini

Nasıl tadarım?

Nasıl tadarım?

Nasıl tadarım hey?

Nasıl tadarım?

Havanın soğuğunu

Güneşin sıcağını

Sütün ılıklığını

Nasıl anlarım?

Nasıl anlarım?

Nasıl anlarım hey?

Nasıl anlarım?

Çiçeğin kokusunu

Sokaktaki havayı

Mutfaktaki yemekleri

Nasıl koklarım?

Nasıl koklarım?

Nasıl koklarım hey?

Nasıl koklarım?

 

ÇEVREMİZ

 

Çevremizde neler var,

Yeryüzü, gökyüzü.

Yeryüzünde neler var

Denizlerle ormanlar

Gökyüzünde neler var

Yıldızlarla güneş, ay


Evimde annem babam

Öğretmenim okulda.

Yolda büyükler çocuklar,

Arabalar binalar

Ormanlarda ağaçlar

Hayvanlarla yaşarlar

Çevremizde neler var

Bak sen neler var

Söz:   Tuğçe Lale

Yasemin Salı

Turgay Kaya

Erdoğan Ergin

Aydan Aydınlık

 

KIŞ GELİYOR

 

Sobalar yanıyor,

Bacalar tütüyor,

Kuşlar göçüyor

Kış geliyor.

Sararıp düşüyor yapraklar,

Kurumuş susamış topraklar,

Sıcak günleri bitiyorken

Göz kırpar bize yağmur, kar.

 

Sobalar yanıyor,

Bacalar tütüyor,

Kuşlar göçüyor

Kış geliyor.

 

Sefai ACAY

 

TAŞITLAR

 

Düdük çalar ince ince

Yolcular binince

Gidiyor çufu çufu çuf

 

Uzaklarda gözü

Git güle güle gel güle güle

Çok bekletme bizi

Vapurlar suya dizilir

Denizde süzülürü

Gidiyor dumanına bak

 

Uzaklarda gözü

Git güle güle gel güle güle

Çok bekletme bizi

Otomobil fırlar birden

Kalkarken yerinden

Katıyor tozu dumana

 

Uzaklarda gözü

Git güle güle gel güle güle

Çok bekletme bizi

Yolcular rahat uçakta

Aldırma hiç korkma

Gidiyor göğe bakıyor

 

Uzaklarda gözü

Git güle güle gel güle güle

Çok bekletme bizi

 

 

DUNYAYI BIZE VERSELER!

Dunyayi bize verseler
neler yapariz neler
yeni bastan yaratiriz
sevgiyle donatiriz
dunyayi bize verseler

Kara,sari,ak
Kizilderili demeden
Biz cocuguz anlasiriz
Sevgiyle paylasiriz
Gercek dostluk yaratiriz
neler yapariz neler
dunyayi bize verseler

Dogayi ciceklerle donatiriz
Butun cicekleri oyuncak yapariz
Guzel bir dunya onlari da etkiler
Savasamaz buyukler
Sonsuz barisi saglariz
Dunyayi bize verseler
Neler yapariz neler
Sevgiyle donatiriz
Bayram olur butun gunler
Dunyayi bize verseler
.

 

 

Bir vatan birakin biz cocuklara

Islanmis olmasin gozyaslariyla

Bir bahce birakin biz cocuklara

Goklerde yer acin ucurtmalara

Bir baris birakin biz cocuklara

Ulassin sarkimiz gunese aya

Bir dunya birakin biz cocuklara

Yazalim ustune sevgili dunya

 

EL ELE TUTUSALIM

Gel bize katıl bize

Hem oyuna hem soze

Turku soyleyip oy oy

Oynayalim loy loy

El ele tutusalim

Halkaya karisalim

Haydi kardes sen de gel

Oynayalim loy loy

Uc adimla saga kos

Bir adimla sola kos

Bak ne guzel nede hos

Oynayalim loy loy

 

OGRETMENIM

Ogretmenim canim benim canim benim

Seni ben pek cok severim Sen bir ana

Sen bir baba her sey oldun artik bana

Okut ogret ve nihayet

Yurda yararli insan et.

 

KUS SESLERI

Kus sesleri ovalara yayilir

Insan buna hayran olur bayilir

Bal yapanlar ciceklere konarlar

Kuzucuklar taze cimen ararlar

Yesillenmis agaclarda yapraklar

Amber gibi mis kokuyor topraklar

 

Minik Kus

Mini mini bir kus donmustu

pencereme konmustu

aldim onu iceriye

cik cik diye otsun diye

pir pir ederken canladi

ellerim bak bos kaldi

 

UYU BEBEGIM
Uyu bebegim uyu

Sen guzelliklere layiksin

Uyu bebegim uyu

Sen sevgi dolu yarinlara lazimsin

Minik bebek buyuyeceksin

Amaclarina ulasacaksin

Yasamin ters noktalarini

Elinin tersiyle iteceksin

Sevgi dolu kapin her zaman acik olsun

O minik sevgi dolu yuregini

Buyudugunde ayni sevgi dolu birak

Sende, kimsede olmayan

Buyuk bir yurek var

Uyu bebegim simdi uyu

Uyurkende, uyandiginda da seni sevenler

Hep yaninda olacaklar...

 

 

 





Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Çocuklara şarkı sözleri

7/3/2009 · Kategori: _ocuk sarki sozleri

Hayvanlar Ne İster

 

Köpeğim hav hav hav hav der

Köpeğim benden et ister

Köpeğim hav hav hav hav der

Köpeğim benden ne ister?

Hadi gel, hadi gel,

Cici köpeğim

Hadi gel

Sana ben et vereyim

Kediciğim mır nav mır nav der

Kediciğim benden süt ister

Kediciğim mır nav mır nav  der

Kediciğim benden ne ister?

Hadi gel, hadi gel,

Cici Kediciğim

Hadi gel

Sana ben süt vereyim

Eğşeğim a ii a ii der

Eşeğim benden ot ister

Eşeğim a ii a ii der

Eşeğim benden ne ister?

 

Hadi gel, hadi gel,

Cici Eşeğim

Hadi gel

Sana ben ot vereyim

Tavuğum gıt gıt gıt gıt der

Tavuğum benden yem ister

Tavuğum gıt gıt gıt gıt der

Tavuğum benden ne ister?

Hadi gel, hadi gel

Cici Tavuğum

Hadi gel

Sana ben yem vereyim

 

Söz: Yakup TURA

Elin Parmakları

 

Sağ elimde beş parmak

Sol elimde beş parmak

Say bak, say bak, say bak

Hepsi eder on parmak

Sen de istersen say bak

Say bak, say bak, say bak

 

Söz: Şerif EGUT




Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Türkiye'deki Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümleri ( EA-1 )

6/3/2009 · Kategori: Okul oncesi bolumu ogretmenligi

Tüm veriler 2007 ÖSYS Tercih Kılavuzunda verilen dönüştürülmüş bilgilerdir.
Program KoduÜniversiteFakülte/YüksekokulŞehir2006 Taban Puan
(dönüşmüş)
2006 Başarı Sırası
0.8 AOBP
(dönüşmüş)
2006 Başarı Sırası
Ek Puan
(dönüşmüş)
1091089BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiİSTANBUL368.82825703160
1421073ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiANKARA362.16174004780
1241317HACETTEPE ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiANKARA357.682120005960
1061447ANKARA ÜNİVERSİTESİEğitim Bilimleri FakültesiANKARA351.971195007590
1171509EGE ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiİZMİR349.572234008220
1131092ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiADANA347.675268008730
1151123DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİBuca Eğitim FakültesiİZMİR346.313293009150
1351122MARMARA ÜNİVERSİTESİAtatürk Eğitim FakültesiİSTANBUL345.876301009280
1051136ANADOLU ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiESKİŞEHİR344.778324009590
1491079ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiBURSA343.855343009870
1361331MERSİN ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiMERSİN343.732346009900
1212222GAZİ ÜNİVERSİTESİMesleki Eğitim FakültesiANKARA343.0373610010100
1411084ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiSAMSUN342.1643810010400
1041334AKDENİZ ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiANTALYA341.5273960010600
1261071İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiMALATYA340.2324270011000
1441035PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiDENİZLİ339.8404370011100
1341422KOCAELİ ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiKOCAELİ339.8344370011100
1133192ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİEğitim Fakültesi (İkinci Öğretim)ADANA339.2554510011300
1081372BALIKESİR ÜNİVERSİTESİNecatibey Eğitim FakültesiBALIKESİR338.4464720011500
1461494SELÇUK ÜNİVERSİTESİMesleki Eğitim FakültesiKONYA338.2774770011600
1121095ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiÇANAKKALE337.8934880011700
1321094KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİFatih Eğitim FakültesiTRABZON337.8184900011700
1011053ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiBOLU337.7444920011700
1153162DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİBuca Eğitim Fakültesi (İkinci Öğretim)İZMİR337.4535000011800
1363024MERSİN ÜNİVERSİTESİEğitim Fakültesi (İkinci Öğretim)MERSİN337.2515060011900
1451024SAKARYA ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiSAKARYA337.1445090011900
1021254ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiAYDIN337.0205120011900
1381188MUĞLA ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiMUĞLA336.8115180012000
1581036MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiBURDUR336.6905210012100
1691037AMASYA ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiAMASYA336.5665250012100
1161373DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiKÜTAHYA336.2285350012200
1111346CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiSİVAS336.0845390012200
1031406AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiAFYONKARAH336.0415400012300
1071391ATATÜRK ÜNİVERSİTESİKazım Karabekir Eğitim FakültesiERZURUM335.4905550012400
1481379TRAKYA ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiEDİRNE335.3635590012500
1561033KASTAMONU ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiKASTAMONU335.1225670012500
1511071YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiVAN335.1155670012500
1641026GİRESUN ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiGİRESUN334.6805810012700
1413229ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİEğitim Fakültesi (İkinci Öğretim)SAMSUN334.1335980012800
1721027SİNOP ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiSİNOP334.0046020012900
1443017PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİEğitim Fakültesi (İkinci Öğretim)DENİZLİ333.9846030012900
1463297SELÇUK ÜNİVERSİTESİMesleki Eğitim Fakültesi (İkinci Öğretim)KONYA333.6736130013000
1453022SAKARYA ÜNİVERSİTESİEğitim Fakültesi (İkinci Öğretim)SAKARYA333.6126150013000
1123044ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİEğitim Fakültesi (İkinci Öğretim)ÇANAKKALE333.5206180013000
1583018MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİEğitim Fakültesi (İkinci Öğretim)BURDUR333.4386200013100
1301262KAFKAS ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiKARS332.7386440013300
1073316ATATÜRK ÜNİVERSİTESİKazım Karabekir Eğitim Fakültesi (İkinci Öğretim)ERZURUM332.6876450013300
1841017MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiMUŞ332.5256510013400
3011902DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİEğitim Fakültesi (Burslu)KKTC-GAZİM331.9366710013600
3041381ULUSLARARASI KIBRIS ÜNİVERSİTESİEğitim Fakültesi (%50 Burslu)KKTC-LEFKO323.6619930016400
2031617BAŞKENT ÜNİVERSİTESİEğitim Fakültesi (%50 Burslu)ANKARA323.5759970016400
2031564BAŞKENT ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiANKARA305.96819700023900
3011772DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiKKTC-GAZİM297.50825700028600
3051489YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİAtatürk Eğitim FakültesiKKTC-LEFKO278.30941600041700
3041373ULUSLARARASI KIBRIS ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiKKTC-LEFKO276.08843700043100
3021558GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiKKTC-GİRNE111.111Yeni BölümYeni Bölüm
2161645MALTEPE ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiİSTANBUL111.111Yeni BölümYeni Bölüm
1671091ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiADIYAMAN111.111Yeni BölümYeni Bölüm
1323271KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİFatih Eğitim Fakültesi (İkinci Öğretim)TRABZON111.111Yeni BölümYeni Bölüm
2161653MALTEPE ÜNİVERSİTESİEğitim Fakültesi (Burslu)İSTANBUL111.111Yeni BölümYeni Bölüm
1551138AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiKIRŞEHİR111.111Yeni BölümYeni Bölüm
1461123SELÇUK ÜNİVERSİTESİAhmet Keleşoğlu Eğitim FakültesiKONYA111.111Yeni BölümYeni Bölüm
2161755MALTEPE ÜNİVERSİTESİEğitim Fakültesi (%50 Burslu)İSTANBUL111.111Yeni BölümYeni Bölüm
2031906BAŞKENT ÜNİVERSİTESİEğitim Fakültesi (%25 Burslu)ANKARA111.111Yeni BölümYeni Bölüm
1212271GAZİ ÜNİVERSİTESİGazi Eğitim FakültesiANKARA111.111Yeni BölümYeni Bölüm
1191442FIRAT ÜNİVERSİTESİEğitim FakültesiELAZIĞ111.111Yeni BölümYeni Bölüm

Kaynak:

dogrutercih.com

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Çocuk Gelişimi Ve Eğitimi Öğretmenliği

6/3/2009 · Kategori: _ocuk gelisimi ve egitimi bolumu


TANIM

Çalıştığı eğitim kurum ya da kuruluşunda öğrencilere ya da yetişkinlere çocuk gelişimi ve eğitimi ile ilgili eğitim veren kişidir.

GÖREVLER

Çocuk gelişimi ve eğitimi ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve davranışların, hangi yaş düzeylerindeki öğrenci gruplarına kazandırılacağı, MEB tarafından onaylanan öğretim programları ve ilgili mevzuatta belirtilmiştir.
Çocuk gelişimi ve eğitimi öğretmeni, bu program çerçevesinde,
- Eğitim vereceği grubun düzeyine uygun bir çalışma planı yapar,

KULLANILAN EĞİTİM MATERYALLERİ

- Yıllık müfredat programı, günlük çalışma planları, not defteri, yoklama defteri, ders kitapları,
- Eğitim araçları (projeksiyon, tepegöz, video, TV, video bantları, saydam, bilgisayar, bilgisayar yazılımları CD vb.),
- Okul öncesi eğitim kurumlarında kullanılan oyuncak ve eğitici araçlar.

MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER

Çocuk gelişimi ve eğitimi öğretmeni olmak isteyenlerin;
- Üst düzeyde genel yeteneğe sahip,
- Gelişim psikolojisine ilgili ve bu alanda başarılı,
- Çocukları seven, onlarla beraber olmaktan sıkılmayan,
- Çocukların duygularını anlayabilen, çocuklar üzerinde gerekli disiplini sağlayabilen,
- Düşüncelerini başkalarına açık bir biçimde aktarabilen,
- İyi bir öğrenme ortamı sağlayabilen, dikkatli, işine özen gösteren,
- İnsanlarla iyi iletişim kurabilen, sevecen, hoşgörülü, sabırlı,
- Öğrencilerin duygu ve düşüncelerini anlayabilen,
- Kendini geliştirmeye istekli, coşkulu, girişimci, yaratıcı kimseler olmaları gerekir.

ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI

Çocuk gelişimi ve eğitimi öğretmeni, sınıfta görev yapar, görevini genellikle ayakta yürütür. Çalışma ortamı genellikle gürültülü ve temizdir.

ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI

- Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Anadolu kız meslek ve kız meslek liseleri, ilköğretim okulları ile resmi ve özel kurumların kreş, yuva, anaokulu, anasınıfı, çocuk kulübü gibi okul öncesi eğitim kurumlarında öğretmen olarak,
- Çocuk yayınlarının hazırlanmasında, oyuncak tasarımı gibi alanlarda uzman olarak çalışabilirler.
- Olanakları elverenler kendi işlerini kurabilmektedirler.

MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER

Mesleğin eğitimi çeşitli üniversitelere bağlı fakültelerin “Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Öğretmenliği”, “Okul Öncesi Öğretmenliği”, “Anaokulu Öğretmenliği” ve daha önceki yıllarda mezun veren “Çocuk Gelişimi ve Okul Öncesi Eğitimi Öğretmenliği” programlarında verilmektedir.


MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI

Bu bölümlere girebilmek için Öğrenci Seçme Sınavı’nda yeterli “Sözel (SÖZ)” puan almak gerekmektedir. Ayrıca Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü’nü (Lisans- Yüksek Lisans) bitirenlerden “Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans Programı”nı veya “Pedagojik Formasyon Programı”nı başarı ile tamamlayanlar öğretmenlik yapabilirler.

EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ

Mesleğin eğitim süresi 4 yıldır. Eğitim süresince;
- Çocuk gelişimi, psikolojisi, anatomisi ve biyolojisini öğrenir.
- Plan yapmak ve uygulamak için gerekli bilgileri öğrenir.
- Müzik, drama, oyun kollarında bilgi sahibi olur.
- Özürlü çocukların özellikleri ve entegre eğitimi konusunda bilgi edinir.
- İnsan ilişkileri ve psikolojisi konusunda dersler alır.
- Çocuk sağlığı, ilkyardım vb. sağlıkla ilgili dersler alır.

BURS, ÜCRET VE KAZANÇ DURUMU

- Öğrenciler Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun imkanlarından veya çeşitli kuruluşların burslarından yararlanabilirler.
- Eğitim sonrasında, meslek dersi öğretmeni olarak görev alanlar 9. derecenin 1. kademesinden göreve başlarlar. Ayrıca her yıl tüm öğretmenlere öğretim yılı başında eğitim öğretim tazminatı adı altında bir ödeme yapılmaktadır.

MESLEKTE İLERLEME

- Üniversitelerde lisans üstü eğitimden sonra araştırma görevlisi, doçent ve profesör unvanını alabilirler.
- Meslek elemanları Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan müfettişlik sınavlarında başarılı oldukları takdirde alanlarında müfettişlik yapabilirler.
BENZER MESLEKLER: Okul Öncesi Öğretmenliği.

DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER

- İlgili eğitim kurumları,
- Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi,
- Bünyesinde Meslek Danışma Merkezi bulunan Türkiye İş Kurumu İl Müdürlükleri

Çocuk Gelişimi Ve Eğitimi Öğretmenliği Programının Bulunduğu Üniversiteler Ve Fakülteleri :

HACETTEPE - EV EKONOMİSİ YÜKSEKOKULU
GAZİ - MESLEKİ EĞİTİM FAKÜLTESİ
SELÇUK - MESLEKİ EĞİTİM FAKÜLTESİ

 

 Kendisine ayrılan ders saatlerinde planını uygulayarak öğrencilere alanı ile ilgili bilgi ve beceri kazandırır, öğrencilerin başarılarını değerlendirir,
- Eğitici kol çalışmalarında görev alarak öğrencilerin yeteneklerini geliştirici etkinlikler düzenler,
- Öğrencilerin gelişimlerini izler, sorunlarının çözümüne yardımcı olur,
- Alanı ile ilgili gelişmeleri izler, bunların öğretim programlarına yansıtılması için ilgililere önerilerde bulunur,
- Nöbetçi olduğu günlerde, okulun düzen ve disiplinini sağlamak üzere görev yapar,
- Sınıf öğretmeni olarak, öğrencilerin alan ve ders seçmelerine yardımcı olur, yönetimle ilişkilerini sağlamaya çalışır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Çocukta tuvalet eğitimini geciktirmeyin

6/3/2009 · Kategori: Tuvalet egitimi

Çocuğunuzun tuvalet eğitimine ne zaman başlayacaksınız? Acaba daha erken mi yoksa gecikiyor musunuz? Uzmanlar tuvalet eğitiminin 1 yaşına girdikten sonra birlikte başlaması gerektiğini vurguluyor

Çocuklarda tuvalet eğitiminin, 20. aydan sonraya bırakılmasının, istem dışı idrar çıkarma olarak tanımlanan ve tıp dilinde ''Enürezis'' adı verilen hastalığa neden olduğu bildirildi.

Çukurova Üniversitesi (Ç.Ü) Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Avcı, tuvalet eğitimine, çocukların gündüz en az bir saat süreyle kuru kalabildiği, idrarını çıkardığını sıkıntıları ile belli edebildiği 1. yaşın sona ermesinden sonra başlanması gerektiğini söyledi.

Tuvalet eğitiminde gündüz fazla sıkıntı yaşanmamasına rağmen asıl sorunun gece olduğuna dikkati çeken Avcı, bu sorunu ortadan kaldırmak için öncelikle çocuğun gece kaç saat arayla idrar çıkardığı belirlendikten sonra aralıklarla tuvalete kaldırılması gerektiğini anlattı.

Avcı, çocuğun oyun ilişkisi içinde tuvalete kaldırılmasının annenin işini kolaylaştıracağına işaret ederek, ''Kız çocuklar, tuvalet eğitimine daha çabuk alışmalarına rağmen erkek çocuklarda bu süreç daha zor geçiyor'' dedi.

Geç verilen tuvalet eğitimi kadar, yanlış verilen eğitimin de hastalıklara neden olabileceğini ifade eden Avcı, çocuğu korkutmanın, ''yakarım'', ''keserim'', ''döverim'' gibi yaklaşımların ise fayda yerine zarar verdiğini savundu.

Avcı, 20. aydan sonraya bırakılan tuvalet eğitiminin aileler ve çocuk için daha zor olduğu gibi, yineleyici istem dışı idrar çıkarma olarak tanımlanan ve tıp dilinde ''Enürezis'' denilen çocukluk çağı hastalığına zemin hazırlandığını bildirdi.

ENÜREZİS KALICI HALE GELEBİLİR
Avcı, en önemli nedeni yüzde 80-90'lık bir oranla tuvalet eğitimini geciktirmek olan ''Enürezis''in, tedavi edilmediği takdirde kalıcı hale gelebildiğine dikkati çekti. Avcı, Ç.Ü. Tıp Fakültesi'nde yapılan iki ayrı çalışma sonuçlarına da değinerek, şöyle devam etti:

''Bu çalışmalarımızda, çocuk psikiyatrisi polikliniğine bir yıl içinde başvuran hastaların yüzde 18.9'unun sorununun enürezis olduğunu tespit ettik. Olguların yüzde 73.1'inde ailede enürezis öyküsü vardı. Bu da rahatsızlığın genelde ailesel bir yatkınlığı olduğu görüşünü pekiştiriyor.''

Avcı, enürezisin tedavisinde ilaçların yanı sıra çocuğa yaklaşımın da en az ilaç kadar etkili olduğunu belirterek, şu uyarılarda bulundu:

''Çocukları, sabah kuru kalktıkları için ödüllendirmek tedaviyi olumlu yönde etkiler. Ancak, düşünülenin aksine, sevme ve okşama gibi duygusal içeriği olan ödüller, oyuncak gibi somut ödüllere göre daha etkili bulunmuştur. Çocuk, kalktığında ıslak ise bu durumla hiç ilgilenmemek ve onu utandırmamanın da olumlu sonuçlar verdiği görülmektedir.''

Avcı, çocukların 3-5 yaş arasında idrarını hem gece hem de gündüz tutacak biyolojik olgunluğa eriştiklerini, bu nedenle 5-6 yaş arasında ayda en az iki kez, 6 yaşından sonra ise yine ayda en az bir kez istem dışı idrar çıkaran çocukların tedavisinin ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

TUVALET ALİŞKANLIĞI KAZANDIRMAK

6/3/2009 · Kategori: Tuvalet egitimi

Çocuğu tuvalete alıştırmak için neler yapılmalı?
Tuvalet eğitimi çocuğun verdiği işaretlerle yönlenmeli. Ortalama 2-2.5 yaş eğitim için uygundur. Çocuklar tuvalet eğitimine kesinlikle zorlanmamalı. Çocuk önce tuvaletini yaptığını söyler. Daha sonra gizli olarak tuvaletini yapmaya başlar; bu da tuvaletin herkesin içinde yapılmayacağı içgüdüsünün gelişimiyle ilgilidir. Son aşamada ise alt bezinin çıkarılmasını ister. Çocuğunuzun bu işaretlerini izleyerek ve onun isteklerine paralel olarak tuvalet eğitimini sürdürün. Çocuğunuzun tuvalet eğitimine, onun tuvalet bezini değiştirmeden gözleyerek başlayın. Kakasını ve çişini ne zamanlar yaptığını, lazımlığı mı klozeti mi tercih ettiğini gözleyin. Bu arada; çocuğunuza artık büyüdüğünü ve bundan sonra büyük çocuklar gibi kiülot giyeceğini açıklayın ve altını bağlamaktan vazgeçin. Çocuğunuzun daha önce gözlemlediğiniz tuvalet saatlerinde onu 5 dakika tuvalette oturtun ve birlikte ıkınma ya da bardaktan bardağa su aktarma gibi oyunlar oynayın. Çişini tuvalete yaparsa veya siz tuvalete götürmeden çişi olduğunu söylerse onu övün, mükafatlandırın. Etrafı kirletirse de azarlamayın; hiçbir şey söylemeden onun üzerini değiştirmesine yardım edin. Başlangıçta geceleri de çocuğununuz uyuduktan bir saat sonra altını ıslatıp ıslatmadığını veya tuvaleti olup olmadığını kontrol edin. Size kızdığında tuvaleti size karşı bir protesto aracı olarak kullanmasına izin vermeyin ve onu azarlamamaya dikkat edin.

ONU CESARETLENDİRİN, AZARLAMAYIN
* Gece altını ıslatan çocuk için ne yapmalı?
Gece tuvalete kaldırmak sıklıkla buşvurulan bir yöntem olmasına karşın, yararı çok azdır. Aksine mesane daha sık idrar yapmaya alışacağı için sorun daha da ağırlaşır. Bu konuda ilk yapılması gereken; bir çocuk doktoruna gidip böbrek fonksiyonlarıyla ilgili bir problemin olup olmadığını kontrol etmektir. İkinci adım olarak; çocuğunuzun sizin algılamadığınız başka bir sorunu var mı ona bakın. Eğer önemli bir ailevi problem varsa bu da neden olabilir. Özellikle erkek çocuklar babayla bir problem yaşarsa bu sorun gündeme gelir. Sorun yoksa; gece mutlaka yatmadan tuvalete gitmesini, akşam yatma saatine doğru meyve suyu içmemesini, eğer bu sorunla karşılaşırsa odasına temiz çamaşır koyacağınızı ve ıslanan çamaşırları kirli sepetine atmasını kimseye söylemeyeceğinizi anlatın. Daha sonra mesane kapasitesini artırmak için gün boyu bol sıvı almasını sağlayın ve dayanabileceği noktaya kadar tuvalete gitmemesini söyleyin. Bütün bunlardan sonra bir tiyatro oynamanız gerekecek. Ailede tuvalet ve çiş kelimelerini unutacaksınız! Eğer altını ıslatmışsa çarşaflarını o farkına varmadan değiştirin. Kesinlikle bu konuda bir memnuniyetsizlik hissettirmeyin. Tabii bu ailenin tüm fertleri için geçerli! Çocuğun odasının ayrılması ve tek yatması da sorunun çözümüne yardımcı olur. Ayrıca başarılı olacağı sportif faaliyetlere yönlendirerek kendine güven duymasını sağlayın. Süre tanıyın ve çocuğunuzu her yönden destekleyin.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

free counter
free counter